Header Ads

KUŞCENNETİ MİLLİ PARKI




Bandırma'nın yaklaşık 19 km güneyinde, Manyas Gölü'nün kuzeydoğusunda yer alan Kuşcenneti Milli Parkı'ndayız.

 



Peki nedir milli park?

Milli Parklar Kanununda tanımı şu şekilde yapılmış: “Bilimsel ve estetik bakımdan, millî ve milletlerarası ender bulunan tabiî (doğal)  ve kültürel kaynak değerleri ile koruma, dinlenme ve turizm alanlarına sahip tabiat ve gezinme parçalarıdır.”



Kuşcenneti ne zaman ve nasıl Milli Park ilan edildi?

1936 yılında İstanbul Üniversitesi öğretim kadrosuna Alman bir hoca katıldı. Ülkesindeki Nazi baskısından uzaklaşmak isteyen Curt Kosswig, zooloji ve hidrobiyoloji konularında profesördü. Kısa sürede Türkçe öğrendi, derslerini Türkçe verdi ve Anadolu’nun her köşesinde çalıştı. Bu çalışmaların biri de Manyas Gölü’ndeydi. 1 Nisan 1938 günü bölgeye geldi. Çalışmaları sırasında bir silah sesiyle irkildi. Onunla birlikte çeşit çeşit binlerce kuş da ürküp havalandı. Yaptığı incelemeler sonunda bu doğal güzelliğin farkına varınca bölgeye “Kuşcenneti” adını verdi ve korunması için uzun yıllar mücadele etti.

Türkiye’nin ilk milli parkı Yozgat Çamlığı Milli Parkı, 5 Şubat 1958 günü milli park ilan edildikten yaklaşık bir buçuk yıl sonra, 27 Temmuz 1959 günü, Kuşcenneti milli park ilan edildi.





Bu bilgilerle Kuşcenneti'nin kapısından içeri giriyoruz.





Yeşilin her tonu bizi kucaklıyor. Buraya özellikle bahar aylarında gelmek, kışın soğuk günlerinden sonra canlanmamızı ve neşelenmemizi sağladı, çok mutlu olduk.




Biraz ileride yönetim binasının içinde konuklar için iki salon hazırlanmış. Biri özel bölmelerin içinde içi doldurulmuş kuşların sergilendiği bir salon. Diğeri ise, parkın belli noktalarındaki kameraların çekimlerini canlı olarak ekrana yansıtan, hatta görüntüleri yakınlaştırıp uzaklaştıran, konukların da oturup bunları bir ekranda izleyebileceği bir salon.



Kuşcenneti Milli Parkı, kuş zenginliği bakımından uluslararası bir öneme sahip. Her yıl 239 kuş türünden 2-3 milyon kuş, kışın soğuk günlerinden sonra buraya göç ediyorlar.  Burada yumurtlayıp kuluçkaya yatıyorlar. Yavrular kabuklarını kırdıktan sonra yine burada beslenip büyüyebiliyorlar. Göl suları, söğüt korusu ve sazlıklardan oluşan alan beslenmeleri ve güvenlikleri için de çok uygun.





Parkta uygulanan başarılı koruma uygulamaları nedeniyle Avrupa Konseyi 1976 yılında "A Sınıfı Avrupa Diploması" ile parkı ödüllendirmiştir. Hatta 1981, 1986, 1991 ve 1996 yıllarında da bu diploma yenilenmiştir.  



Yönetim binasından çıkarken görevliden dürbünlerimizi ödünç aldık ve gözetleme kulesine doğru yürümeye başladık. 

Gözetleme kulesine giden yol boyunca birbirinden farklı kuş seslerini duydukça durup dinledik. Sonunda kuleye ulaştık.




Kule 17,5 m yüksekliğinde. Kuşcenneti Milli Parkı’na yılın her zamanı gelebilirsiniz. Ancak kuşların en çok çeşitlendiği dönem olan mart, nisan ve haziran aylarında mutlaka gelmelisiniz.




Kuleden göl manzarası ve kuşların yaşam alanlarını rahatlıkla görmek mümkün.




Ancak son yıllarda göl sularının fabrika atıklarıyla kirletildiği haberlerini sıkça duymaya başladık. Bu yüzden, bu ve buna benzer parklara ne kadar çok ilgi gösterirsek, korunması için daha çok çaba harcanacaktır. 





Gezimizden görüntüleri You Tube kanalımızda izleyebilirsiniz.








Yorum Gönder

0 Yorumlar